Karaciğer ve Safra Yolları Kanserleri
Karaciğer KanseriKaraciğer kanserleri başlıca Hepatosellüler kanser olarak tanımlanırlar. Karaciğer kanserleri direk olarak karaciğerin kendi dokusundan gelişir. Karaciğer kanserinin tedavi edilmemiş, fark edilmemiş kronik Hepatit-B/C, siroz zemininde gelişme olasılığı daha yüksektir. Bu yüzden kronik Hepatit B ve C hastalarının yılda bir kez karaciğer ultrasonu yaptırmaları önerilir. Tanı aşamasında yüksek TESLA ve dinamik özellikleri olan damardan kontrast verilerek yapılan MRI incelemeleri ön plandadır. Laboratuvar testlerinde spesifik Tümör Marker’ ları kullanılır. Karaciğer içindeki parankim ve safra yolu kaynaklı olabilirler. Tedavide cerrahi uygun evrede ön plandadır. İleri evrelerde TAKE, TARE, ALPPS prosedürü gibi girişimsel ve operasyonel müdahalelerden, kemoterapi uygulamalarından sonra tedavi edici ameliyatlar uygulanabilir. Karaciğer küçük bir bölümünü tutuyorsa segmentektomi adı verilen cerrahi prosedür uygulanır. Eğer karaciğerin sağ veya sol tarafını büyük ölçüde tutuyorsa karaciğer rezervi hesaplandıktan sonra sağ veya sol hepatektomi denen karaciğer bir yarısının çıkarılması ameliyatı uygulanır. Ameliyat sonrası safra kaçakları gibi nedenlerle bazı girişimsel işlemler uygulamak gerekebilir. Ameliyat dönemini kemoterapi tedavisi izler. Kolon, rektum, over kanseri gibi organlardan kaynaklanan primer tümörler karaciğer dokusuna metastaz yapma; yayılma eğilimindedirler. Diğer organlardan karaciğere gelerek büyüyen metastazlara karaciğerin sekonder kanserleri denir. Küçük lezyonlarda metastazektomi denen sağlam sınırlarla uygulanan cerrahi yeterlidir. Daha büyük ve geniş alana yayılmış metastazlarda segmentektomi ve hepatektomi prosedürleri uygulanır. Ameliyat planlanmayan hastalarda radyofrekans ablasyon gibi girişimsel işlemler uygulanabilir. Metastatik kanserlerin cerrahi olarak çıkarılmasından sonra primer tümöre yönelik kemoterapiye devam edilir.
Safra Yolu KanserleriSafra yolu kanserleri koledok denen karaciğerde üretilen safranın ince bağırsağa döküldüğü kanaldan başlayarak safra kesesi, karaciğerin içindeki sağ ve sol safra kanalları ile karaciğerin derinindeki daha küçük safra yollarından kaynaklanır. Kolanjiyo sellüler kanser, safra kesesi kanseri, koledok kanseri şeklinde kaynaklandığı alana göre adlandırılır. Tespiti oldukça güçtür, kendini sarılık ile gösterebilir. Erken tanısı oldukça önemlidir. Tıpkı karaciğer kanserlerinde olduğu gibi MRI ile tanı koymak mümkündür. ERCP ve EUS denen yöntemlerle yüksek risk olmadan biyopsiler toplanabilir. Hastalık tespit edildiğinde erken dönemde ameliyat yapmak hayat kurtarıcı olabilir. İleri evrelerde sarılığı gidermek için ERCP yoluyla veya girişimsel olarak stentler yerleştirmek gerekebilir. Cerrahi sonrası dönemde tedaviye kemoterapi ile devam edilir.
